Kuzey Suriye Cumhuriyeti

Tam güvenli bölge tartışmalarının gündemde olduğu bu günlerde açıkçası bu konuda ki fikirlerimi belirtmekten geri kalmak istemedim.

Hiç bir devletin bütünlüğüne elbette göz dikmiş değiliz. Ancak ortada bir devlet kalmadığı, tam aksine Suriye adında bir çok emperyalistin Müslümanların topraklarını ve haklarını çiğnediği bir İslam coğrafyası kalmıştır. Bölge halkının her daim yanında olan ve bu savaştan en fazla zarar görmüş devlet olarak, kendi başımıza bir çözüm bulmanın zamanı gelmiştir, geçmektedir.

Güvenli bölge ile yeniden barış gelecek.

Devletimizin son günlerdeki güvenli bölge kararlılığı aslında Kuzey Suriye için yeni bir başlangıç olabilir. Operasyonun artık kaçınılmaz olduğunu hepimiz biliyoruz. Kesinlikle Türkiye bölgeyi temizleyecek. Planlamaya göre 1 milyon ancak iyi bir teşvik sağlanırsa 3 milyon ile bölgede yeni özgür, kalkınmış, modern bir Suriye kurulabilir.

Ele alınacak imar projeleri ve tarım teşviki bölgenin yeni bir tarım merkezi ve huzurlu bir yaşam alanı olamasını sağlayacaktır. Acil olarak operasyonlarda kesinlikle ağır silahlar ve ordumuzla beraber bölge halkının demir yumruğunun teröre indirilmesi gerekmektedir. Öyle bir tokat atmalı ki, bir daha bölge halkının geleceğini kimse gasp etmek cüretinde bulunmamalı.

Suriye’nin günümüzde içinde bulunduğu karmaşa sadece güvenli bölge değil, bölgede yerel halk tarafından kurulacak bir otoriteyi zorunlu kılmıştır. Bence bunun adı; KUZEY SURİYE CUMHURİYETİ ‘dir.

İster devlet, İster Suriye’nin özerk parçası deyin…

Asla illaki devlet kurulsun demiyorum. Lakin bölgede Suriye bütünlüğü sağlanana ve bölgenin, bazı devletler ve kesimler tarafından suistimal amacıyla farklı adlarla anılmasına engel olmak için böyle bir otorite kurulmalıdır. Bölge halkının ve ana vatanından ayrı kalmış Suriyelilerin kendilerini ve geleceklerini teminat altına alacak bir otoriteye hakkı var.

Yıllardır bitmek bilmeyen savaş, insanları umutsuzluğa ve çaresizliğe hapsetmiştir. Yeni bir umut, yeni bir başlangıç için bölge halkının kendi kendini yönetebildiği bir düzenleme kaçınılmazdır.

Kuzey Suriye fikri…

Öncelikle operasyonlardan sonra ilerlenen son nokta Kuzey Suriye’nin sınırı olarak kabul edilmeli.

Bu sınır boyunca ağır silahlarla donatılmış, karakollar kurulmalı.

Devamında sınırlar tamamen duvar örülmeli ve tel örgüler çekilmeli.

Mali kaynak göç dalgasının bedeli olarak AB tarafına ve körfez ülkelerine pay edilmeli. Gerekirse Türk lobisi hiç uyumadan bu kesimlere her nefeste baskı uygulamalı.

Dünyayı öyle bir bunaltmalıyız ki, Sosyal medya da, kongre ve görüşmelerde dünya isteklerimizi kabul etmek zorunda kalmalıdır.

Yerleşim yerleri kurulumu ve yol asfaltlama çalışmaları hızla başlatılmalı.

Ardından ana dili ARAPÇA ve TÜRKÇE olan KUZEY SURİYE meclisi kurularak, tüm özgür bölgeler tek çatı altına alınmalı. (Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, İdlib)

Hızla geçici olarak eğitim sistemi, sağlık sistemi, askerlik ve emniyet sistemi Türkiye ‘ye entegre edilmeli. Daha sonra aşama aşama yeni sistemin kurulumu bölge halkına bırakılabilir.

Kurulacak şehir merkezlerine birer tam donanımlı Hastane, Emniyet Müdürlüğü, Valilik, Bölge Okulu, Cami, Çarşı ve Hal merkezi Tarihi Türk mimarisi ile inşa edilmelidir.

Kamera ve görüntüleme sistemleri, internet ve gsm altyapısı ise özel sektör ile birlikte yapılmalıdır.

Tüm muhalif güçler Kuzey Suriye Silahlı Kuvvetleri adı altında bölgesel olarak bütünlük sağlanmalı.

Tüm imar projesi kapsamında Suriyelilerin istihdamı ve fedakarlıkları ile bölge inşaat şantiyesine çevrilmelidir.

Eğer mümkünse Kuzey Suriye bakanlıkları kurulmalı ve Türk maden firmaları ile ortaklaşa yer altı zenginlikleri araştırılıp, çıkarılarak bölge halkının hizmetine sunulmalı.

Bölgede büyük bir garantörlük amacıyla Türk Askeri Üssü Kurulmalı.

Kuzey Suriye için merkezi bir başkent seçilmeli ilk şehirleşme ve kalkınma burada başlatılmalıdır.

Ekonomik kargaşayı önlemek adına bölgenin ülkemiz üzerinden ticaretini kolaylaştırması için resmi para birimi olarak Türk Lirası kullanıma sunulmalıdır.

Bölge halkının sanayi, tarım, ticaret alanlarında eğitimi sağlanmalı ve kendi geleceklerini kendi topraklarında kurmaları için gerek her şey yapılmalıdır.

Batı bölgeye getirilemiyorsa, yanımızda yer alması adına; ÇİN, RUSYA, KATAR, KAZAKİSTAN, AZERBAYCAN, BOSNA HERSEK, VENEZUELA, MALEZYA, PAKİSTAN, İRAN, UKRAYNA, GÜNEY KORE, JAPONYA, ÖZBEKİSTAN, TÜRKMENİSTAN, IRAK ve AFRİKA ülkelerinden oluşan askeri birlikler Yeni Dünya Barış Gücü adıyla NWN (NEW WORLD NATIONS – YENİ DÜNYA MİLLETLERİ)gibi yeni bir oluşumun çatısı altında bölgeye davet edilerek. Çok uluslu kontrollü bir düzen kurulmalıdır.

Bu oluşumun adının İngilizce olmasının iki nedeni; 1- Global bir yapılanma olması, 2- Batıya BM alternatifinin olduğunu anlatmak.

Böylelikle ekonomik ve güvenlik giderleri pay edilerek, batıya alternatif bir oluşumun temeli de atılmış olur.

Bölgeye çok uluslu bir koruma beraberinde bölgede Kuzey Suriye otoritesinin kurulumunu hızlandırır. Tanınmayı kolaylaştırır. Hemde dünyayı bölgede barışı sağlamak zorunda bırakır.

Eğer çok uluslu sağlanamazsa, bizde tamamen Türkiye kontrolünde bir bölge kurmak zorunda kalırız ki zaten bölgenin her türlü sıkıntı ve yükünü çekiyoruz.

En önemli adım ise Suriye halkı ve Türk halkının barışın mimarisi olduğunu simgelemesi adına iki milleti temsil edecek yeni doğal bir bayrak.

Gelelim uzun sözün bitimine; Kuzey Suriye sadece bir fikir. Ancak güvenli bölge zorunluluk. Bizlere düşen ise sabır, birliktelik, dayanışma, inanç ve çok çalışmak.

Admin

Düşünen, Aldırmayan, Söyleyen ve yazan biri işte...

Bunlarda dikkatinizi çekebilir...