Kuzey Kıbrıs Kritik Viraj

Son günlerin gündeminde doğu Akdeniz meselesi neredeyse eksik olmuyor. Evet bence ülkemiz taviz vermeyen dik bir duruş sergiliyor.

Peki bu cepheleşmede ne kadar tek savaşabiliriz. Kesinlikle Avrupa ve Arap ülkelerine sırayla cevap vermenin zamanı geldi. Öncelikle son atılan adımlar doğrultusunda kesinlikle zaman kaybetmeden Kuzey Kıbrıs Maraş şehrini hemen açmalıyız, orada askeri bir üs ve hava alanı kurmalı, Liman açmalıyız.

Bu kadar devletin burada toplanması gösteriyor ki burada büyük bir zenginlik var ve Türkiye asla buna izleyici kalamaz, kalmayacaktır. Maraş şehrine Toki vb. yerel inşaat firmaları derhal girmeli, modern ve lüks oteller yapılmalı. Oteller Rus iş adamlarına ortak edilmeli. Unutmayın düşmanınızı düşmanıyla vurmak, her türlü silahtan daha etkili olur. Ruslar her zaman kazandıkça anlaşmalara sadık kalan bir devlet izlenimi verir. Ben demiyorum ki, Ruslara teslim edelim. Hayır ortak edelim.

Bırakın ABD ve AB biraz telaşlansın. İkinci adım daha sinirlerini bozmalı. İkinci aşamada Maraş kurulurken; Avrupa’ya gitmek isteyen hiç bir göçmen engellenmemeli. AB artık elini taşın altına sokmalı, madem biz Avrupa’nın sınırıyız öyle 6 Milyar falan değil adam akıllı masrafların tamamını karşılamalılar. Artık dayatılan değil, dayatan olma zamanı geldi. Elbette dik duran bir devletimiz var, ama bahsettiğim daha fazlası; umursamaz ve sinir bozucu olmalıyız. Biz karşılayamıyoruz tavrı ile göçlerle mücadeleyi ülkemizde kalmayacak şekilde bırakmalıyız. Yani kendimiz için engellemeli. Avrupa için kılımızı kımıldatmamalıyız ya da çabalıyor görünüp, gözden kaçıyor politikası izlenmeliyiz.

Avrupa göç dalgası ile mücadele ederken, ABD karşısında dünyanın her yerinde Ruslar ile birlikte ortak projeler gerçekleştirmeliyiz. Çin de eğitim ve teknoloji paylaşımı amacıyla ortak bir askeri üs kurulmalı. Adana incirlik ya da başka bir üssü Ruslara açmalıyız. Rusya’da ortak bir eğitim ve teknoloji üretim geliştirme üssü kurmalıyız.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti derhal anlamalı ki; artık Türkiye’den bağımsız bu iş olmaz. Anavatana bağlanmalı. İç politikada bağımsız hükümet. Dış yönetim ve Üst yönetimde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı yardımcısına bağlanmalı. Tüm dost ve müttefiklerden özellikle Azerbaycan, Rusya, Çin, Güney Kore, Somali, Kazakistan, Türkmenistan, Venezuela, Küba’ dan elçilikler açması istenmeli ve baskılanmalıdır.

Doğal gaz ve Petrol aramalarına Rusya ortak edilmeli hatta Venezuela’nın tecrübelerinden yararlanılmalıdır. Evet bu adımların hepsini aynı anda atmalıyız. Durma lüksü olmayan bir milletiz. O kadar çok zaman kaybettik ki artık yok sayılmaya sömürülmeye tahammül edemeyiz. Türkiye’ ye kendi elleri ile büyükler masasında ya yer açacak anlaşacaklar ya da o yeri kendimiz açacak, batıyı anlaşmak zorunda bırakacağız.

Milletimiz bilinçlendirilmeli, büyük bir tasarruf ile ortak tek elden bağış sistemleri oluşturulmalıdır. Elbette devletimiz bizlerden daha iyi düşünüp, uyguluyordur. Lakin bu bir garip vatandaş olarak kafamda canlanan fikirlerim.

Her ne olursa olsun, Kuzey Kıbrıs ile birleşmeliyiz. Kendimize yeni dostluklar, ittifaklar kurmalıyız. ABD ve Avrupa’nın ülkemize yaptıklarına daha fazla tahammül gösteremeyiz. Bizlere düşen sükunet ile devletimize ve dostlarımıza destek olmak, bir olmak, birlik olmaktır.

Unutmamalıyız; tüpü çakmakla kontrol eden bir milletin mazlumların ışığı olmaktan başka bir geleceği yoktur.

Admin

Düşünen, Aldırmayan, Söyleyen ve yazan biri işte...

Bunlarda dikkatinizi çekebilir...